2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı yayınlandı. Erken çocukluk eğitiminde 5 yaş zorunlu eğitim kapsamına alınacak

Erken çocukluk eğitiminde 5 yaş zorunlu eğitim kapsamına alınacak,

Öğretim programları esnek, modüler ve uygulamalı yapıya kavuşturulacaktır.

Ehliyet ve liyakat temelli kariyer sistemi hayata geçirilecektir.

Yabancı dil öğretmenlerinin niteliklerini artırmaya yönelik hizmet içi eğitimler düzenlenecektir.

2.3. NİTELİKLİ İNSAN, GÜÇLÜ TOPLUM

2.3.1. Eğitim a) Mevcut Durum

Eğitim hizmetlerinin daha nitelikli, daha yaygın ve kolay ulaşılabilir sunulması konusunda son dönemde önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu kapsamda beşeri ve fiziki altyapı iyileştirilmiş, okullaşma oranlarında artış sağlanmış ve derslik başına düşen öğrenci sayısı önemli ölçüde azaltılmıştır. Kız çocukları ile yoksul öğrencilerin eğitimde devamlılığını sağlamak ve taşımalı eğitimi güçlendirmek için çeşitli faaliyetler yürütülmüş, öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerine ağırlık verilmiştir.

Okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılmasına yönelik faaliyetler neticesinde 4-5 yaş için brüt okullaşma oranı 2018-2019 eğitim öğretim döneminde yüzde 57,9’a yükselmiştir. Önümüzdeki dönemde erken çocukluk eğitiminin 5 yaş için zorunlu olması sağlanacak ve bu eğitim kademesinin niteliğinin artırılmasına yönelik ortak kalite standartları getirilecektir.

Temel eğitim kademesinde de eğitime erişim artırılmış ve çocukların beceri temelli etkinlikler doğrultusunda temel eğitimin yapılandırılmasına yönelik çalışmalar yapılmıştır. 2017 yılı verilerine göre 6-14 yaş grubundaki çocukların okullaşma oranı OECD ortalamasında yüzde 98 iken Türkiye’de bu oran yüzde 99’a ulaşmıştır. Ancak ortaöğretim kademesinde erişim açısından sorunların devam ettiği görülmektedir. Bu sebeple erişimin artırılması çalışmalarının yanı sıra ortaöğretim sisteminin süreç odaklı, akademik beceriler ile birlikte diğer gelişim alanlarını da dikkate alan, bireysel farklılıklara duyarlı, teknolojinin doğru ve etkin kullanıldığı bir yapıya kavuşturulmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.

Mesleki ve teknik eğitimde niteliğin artırılmasına yönelik özel sektör ile işbirliği çerçevesinde protokoller yapılmakta ve sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda müfredat güncellenmesi çalışmalarına devam edilmektedir. Diğer yandan mesleki ve teknik liselerin fiziki altyapısını güçlendirmeye yönelik atölye ve laboratuvar donanımları teknolojik gelişmelere uygun olarak yenilenmektedir.

Son dönemde hizmete alınan yeni dersliklerle birlikte tüm eğitim kademeleri itibarıyla derslik başına düşen öğrenci sayısı azaltılmış ve uluslararası standartlara ulaşılmıştır. 2017 yılı verilerine göre ilkokulda derslik başına düşen öğrenci sayısı Türkiye ve OECD ortalamasında 21 iken ortaokul kademesinde Türkiye’de 25, OECD ortalamasında ise 23’tür. Diğer yandan istihdam edilen öğretmenlerle birlikte ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı OECD ortalaması olan 13’e ulaşmıştır. Ayrıca, öğrenme ortamlarının fiziki niteliğinin artırılmasına ağırlık verilerek öğrencilerin ilgi, mizaç ve yeteneklerinin gelişimine yönelik Tasarım-Beceri Atölyeleri, okullara kademeler itibariyle kurulmaya başlanmıştır.

Fırsat eşitliği bağlamında ikili eğitimden tekli eğitime geçme çalışmaları devam etmektedir. 2018-2019 eğitim öğretim dönemi itibarıyla ikili eğitimde okuyan ilkokul öğrencilerinin oranı yüzde 37,8, ortaokul öğrencilerinin oranı yüzde 29,9 ve ortaöğretim öğrencilerinin oranı ise yüzde 5,8’dir.

Üniversitelerin misyon bazında farklılaşması ihtiyacından yola çıkılarak 2006 ve sonrasında kurulmuş üniversitelerin bölgesel kalkınma misyonu çerçevesinde ihtisaslaşmasını sağlamak amacıyla Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Projesi kapsamında 10 üniversite desteklenmektedir. Diğer yandan, yükseköğretim sisteminin uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla Araştırma Üniversiteleri Programına da devam edilmektedir.

Özellikle yeni kurulan yükseköğretim kurumlarında ilave kapalı alanlar yaratılması gereği bulunmakla birlikte mevcut kapalı alanların daha verimli şekilde kullanılması önemini korumaktadır. Bu kapsamda, devlet üniversitelerinin mevcut mekanlarının envanteri çıkarılmış, bu mekanların verimlilik analizi yapılmış ve yükseköğretim mekanlarının ülkemize özgü tasarım ilkeleri kılavuzu ve Yükseköğretim Mekanları Yatırım Karar Destek Sistemi (Mek-Sis) yazılımı oluşturulmuştur.

Yükseköğretimde uluslararasılaşma çabaları sonucunda Türkiye’deki uluslararası öğrenci sayısı 2015 yılındaki 73 bin seviyesinden 2018 yılında 148 bin seviyesine ulaşmıştır. Öte yandan, yükseköğretim kontenjanlarının arz-talep dengesi ve eğitim-istihdam bağlantısını dikkate alarak belirlenmesi, yükseköğretim sisteminin uluslararası rekabet gücünün artırılması ve hesap verebilirliğinin güçlendirilmesi ihtiyacı sürmektedir.

b) Amaç

Tüm bireylerin kapsayıcı ve nitelikli bir eğitime ve hayat boyu öğrenme imkanlarına erişimi sağlanarak düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş, özgüven ve sorumluluk duygusu ile girişimcilik ve yenilikçilik özelliklerine sahip, demokratik değerleri ve milli kültürü özümsemiş, paylaşıma ve iletişime açık, sanat ve estetik duyguları güçlü, teknoloji kullanımına yatkın, üretken ve mutlu birey yetiştirmek temel amaçtır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.