Çocuğunuzun Anaokulu Öğretmeninin Neden Üniversite Diploması Olmalı?

Bir anaokulu öğretmeninin eğitim seviyesi ne olmalı? 

Amerika’nın Columbia Bölgesi, kreşlerde 0-5 yaş çocuklarla çalışan öğretmenler için önlisans diploması şartı getirildiğini duyurduğunda, gelen tepkiler oldukça olumsuzdu. Gazeteci Matthew Yglesias attığı bir tweet’te bu yeni zorunluluk için “düşüncesiz” derken, senatör Ben Sasse ise bu kararı “saçmalığın daniskası” olarak tanımladı. 

Massachusetts Boston Üniversitesi’ndeki Erken Eğitim Liderliği ve İnovasyon Enstitüsü’nün kurucu müdürü olarak size şunu söyleyebilirim; bu yeni düzenleme ne “düşüncesiz”, ne de “saçmalığın daniskası”. Eğitim açısından bakıldığında son derece mantıklı bir karar.  

Okul öncesi öğretmenliği eğitimi neden önemli?

Beyin gelişimi bilimi, olumlu okul öncesi eğitimi deneyimleri ile hayatta başarı arasında net bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Okuryazarlık, matematiksel ve bilimsel beceriler bebeklik döneminde hızla gelişmeye başlar ve erken çocukluk döneminde bu gelişim devam eder. 2015 yılına ait bir Tıp Enstitüsü raporunda belirtildiği gibi, okul öncesi öğretmenlerinin bu gelişim sürecine etkili bir şekilde rehberlik edebilmeleri için yeterlilik seviyelerinin yüksek olması gerekiyor. “Çocukların bilişsel ve sosyo-duygusal gelişimine dair kapsamlı bir anlayışa ve birçok alan ile ilgili geniş bilgiye” sahip olmaları şart.   

Küçük çocuklar, fikirleri test eden ve sonuçları değerlendiren doğal bilim insanları ve mucitlerdir. Öğrenme deneyimlerini yapılandırmak ve çocukların yaratıcı problem çözme ile kavramsal düşünme gelişimlerine rehberlik eden soruları sorabilmek beceri, deneyim ve bilgi birikimi gerektiriyor.  

Buna rağmen, şu anda Amerika’da 3 ila 5 yaş arasındaki çocukları eğitmekte olan insanların yalnızca yüzde 45’inin okul öncesi eğitim diploması var. Buna ek olarak, eğitimcilerin yalnızca yüzde 17’si önlisans diplomasına sahip. Hiçbir eyalet okul öncesi öğretmenlerinin diploma sahibi olmasını şart koşmuyor. Her ne kadar 10 eyalet, bir merkezde çalışan öğretmenlerin mesleki bir program tamamlamasını ya da Çocuk Gelişimi Önlisans Sertifikası’nı almasını zorunlu kılsa da, çoğu eyalet için lise diploması yeterli. 

Okul öncesi eğitiminde diplomalı öğretmenler daha mı başarılı?

Bu düşük, tutarsız ve eşit olmayan şartların gerilemeye yol açtığını iddia ediyorum. Amerika’daki 5 yaşın altındaki çocukların çoğuna – tam olarak yüzde 61’i – çocuk bakım merkezlerinde ve anaokullarında bakılıyor. Çocukların büyük bir kısmı, haftada 40 ila 50 saat arası bir zaman dilimini buralarda geçiriyor. Bu nedenle asıl “düşüncesizlik”, çocuklarla bu kadar çok vakit geçiren öğretmenlerden okul öncesi eğitim bilimine hakim olmalarını ve kaliteli eğitim uygulamalarını sınıflarına taşımalarını beklememek olur.

Eleştirmenler, üniversite diploması olan öğretmenlerin küçük çocukların eğitim seviyelerini geliştirdiğine dair kesin kanıt olmadığına dikkat çekiyor.  Bu noktada sahip olduğumuz tek şey, okul öncesi eğitimin kendisinin çocuklar üzerindeki etkisini, öğretmenlerin yeterliliklerinden bağımsız olarak inceleyen araştırmalar. Yine de, bu konuda yapılmış neredeyse her titiz çalışma, öğretmenin diploması ile erken çocukluk eğitim programlarının başarısı arasında olumlu bir bağlantı gösteriyor. Yani, bu öğrenciler okul hayatında daha başarılı oluyor. 

Bu alanda çığır açan bir çalışmada, yoksulluk içinde yaşayan ve düşük okul performansı konusunda yüksek risk altında olan çocukların yüksek kaliteli bir anaokuluna gitmeleri halinde akademik performanslarının daha iyi olup olmayacağını araştırıldı. Çalışma, katılımcıların gelişimlerini 40 yaşına kadar takip etti. Anaokulu programına katılan kişilerin daha fazla para kazandığı, daha az suç işlediği; bir işe tutunma olasılığı daha yüksek ve liseden mezun olma olasılığı anaokulu eğitimi almamış insanlardan daha fazla olduğu ortaya çıktı. Çalışmanın amacı diploma sahibi olan öğretmenler ile olmayanları karşılaştırmak olmasa da, projenin araştırmacıları, inceledikleri sınıflardaki öğretmenlerin tümünün üniversite mezunu olduğunu belirtti. Ve öğretmenlerin “eğitim seviyelerinin sınıftaki uygulamalarını belirlediği” sonucuna vardılar.

Erken eğitimin etkisi üzerine yapılmış yedi ana araştırmanın analizi, öğretmenin diplomasının verilen eğitimin kalitesinde fark yaratıp yaratmadığını tespit etmeye çalıştı. Ancak, analiz kesin bir sonuç vermedi. Gerçek şu ki, bu araştırmalardan sonuç çıkarmayı zorlaştıran çok fazla çelişen faktör var. Örneğin, bunların hiçbiri, öğretmenlerin çalışma koşulları gibi okul öncesi eğitimi etkileyen önemli çevresel değişkenleri içermiyor. Yeterli eğitim materyallerine ve olanaklarına erişimleri var mı? Profesyonel gelişim fırsatlarına ve güçlü liderliğe sahipler mi? Hak ettikleri maaşı alıyorlar mı? Yoksa, kendi ailelerini nasıl geçindireceklerini stres içinde düşünerek yoksulluk düzeyindeki maaşlar için mi çalışıyorlar?  

Etkili bir okul öncesi öğretmeni olmak

Yeni kitabım için araştırma yaparken, küçük çocuklara eğitim veren öğretmenlerin, yeterliliklerini geliştirmeyi ve daha etkili eğitimciler olmak istediklerini keşfettim. Eğitime K-12 eğitimcileri kadar çok değer veriyorlar. Yüksek öğrenime daha çok erişim ve K-12 öğretmenlerinin kazandığı ile aynı miktarda maaş istiyorlar. Başka bir deyişle, “bebek bakıcısı” değiller ve öyleymiş gibi davranılmak da istemiyorlar.

UMass Boston – erken çocukluk eğitimi verdiğim yer – halihazırda çalışıyor olan öğretmenler için tasarlanmış okul öncesi eğitim lisans programına sahip. Programın başarısı kısmen, büyüme hızıyla ölçülebilir. Program 2009’da açıldığında 15 öğrencisi varken, şu an 275 öğrenciye eğitim veriyor. Yüzlerce okul öncesi eğitimcisiyle çalışmaktan edindiğimiz tecrübe, okul öncesi eğitimde gerekli olan lisans diplomasının nasıl ulaşılabilir bir hedef haline getirileceği konusunda önemli dersler sunuyor. 

İlk ders, başarılı olmak için neye ihtiyaç duyduklarını söylediklerinde okul öncesi öğretmenlerini dinlemek zorunda olduğumuzu öğrenmek. Bu, akşam ve çevrimiçi kursları ile doğumdan 5 yaşına kadar eğitim görecek çocuklar için yeterli uzmanlığa sahip fakülteler gibi şeyleri içeriyor. İkinci olarak, öğretmenlere beyin bilimi ve erken çocukluk döneminde öğrenme konularında eğitim verilmeli ki onlar da bu bilgileri sınıfta uygulayabilsinler. Bunu yapmanın bir yolu, eğitimcilerin çalıştıkları yerde okul öncesi öğretim stajlarını tamamlamalarına izin vermek. Son olarak, eğitimcilerin daha fazla paraya ihtiyacı var. Amerika’da okul öncesi eğitimcilerinin ortalama yıllık geliri 28,570 dolar. Anaokulu öğretmenlerinin yüzde 55’i 51,640 dolar, ilkokul öğremenlerinin ise yüzde 52’si 54,890 dolar kazanıyor. Bu gerçeğin bilinciyle, okul öncesi öğretmenlerinin burslara ve daha adil maaşlara ihtiyaçları olduğu ortada. Yoksa birçoğu lisans diplomasına maddi imkansızlıklardan ötürü ulaşamayacak. 

Küçük çocukları eğitenlerin, K-12 eğitimcilerinin çalıştığı temelleri oluşturduğunu unutmamalıyız. Bu temel olmadan, birçok çocuk ana sınıfına bile hazırlıksız geliyor. Erken eğitim alanında çalışan öğretmenlerden lisans diploması talep etmek tek başına bu öğrenim açığını kapatmayacaktır. Ancak, ülke çapındaki tüm anaokullarında eğitimin kalitesini desteklemek ve artırmak; her çocuğa başarıya ulaşması yolunda gerekli fırsatları sunabilmek için önemli ve gerekli bir adım.

Çeviri: Zeynep Topal

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.